alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2016 Pazartesi

Zara (r)’nın Neresinden Dönersem Kârdır !



Alışverişe çıkınca herşeye ihtiyacım var gibi hissediyorum , vitrinde mankenin saçına takılan fosforlu  sarı peruğa bile ihtiyacım varmış gibi geliyor . Karşı konulmaz ,adı bile ahenk uyandıran türden , kadın ve erkek kalıplarını mükemmel  tasarlayan mağazalardan birisi, mesela :ZARA .



İşte ben buraya her girdiğimde ,içimde ki kör şeytana “dur,yapma Zara’nın neresinden dönersen kârdır ,hadi çık yanda Penti var git iki çorap al evine git “ diyorum . Bir parça alsam bunun üstüne şu lazım altına terlikle mi çıkıyım canım , diye diye  kabarık bir fiş ile çıkıyorum .

Avm’de mağaza mağaza dolaşmayı çok sevenlerden değilim , bir kumaşı  hiç yarım saat incelemedim , mağazayı baştan sona hızla dolaşıp çıkmayı seviyorum .Kabinde bir şey denemek tam bir azap , bazen giymemek için almadan çıktığım oluyor ,çok üşengecim bir giyen varsa, kızla aramızda 20 kilo bile olsa ben de ona göre karar veriyorum .

Depresyonu alıyormuş, ben denediklerim olmazsa ,uyduramazsam kendimi eze eze çıkıyorum o mağazalardan .Nasıl bir depresyon alma şimdi o ?  Mesela ev eşyaları satan yerler öyle mi ,mutfak malzemeleri vs bayılıyorum onlara ,oyuncak Barbie evler gibi dakikalarca zaman geçirebilirim .

Size “stresimi  alıyor ben de kendimi böyle motive ediyorum” diyen  kadınları da üzmeyin ama . Anlamaya çalışın mesela siz gidin Teknosa’ya o gitsin Boyner’e ,siz gidin tekrar Teknosa’ya o gitsin Accessorize .

Hatta bir dakika ya siz kadınları komple  yıkıp  yerine Avm yapın!

26 Eylül 2015 Cumartesi

Alışveriş Severim Derken ,Çok Yanlış Anlaşılmışım


Bu yazıyı yazmadan önce o kadar canım sıkıldı ki ; Youtube'da "uzayda görünen cisimler"le başladığım video izleme serüvenim daldırmayla gitar boyamaya, oradan kahve çekirdeği ayıklamaya, oradan savaş zırhı yapımına, oradan piyano yapımına, piyano yapımından da "elektrikli sandalye nasıl üretilir?"e kadar geldi.  Bilgisayarım bile sıkıntıdan Solitaire oynuyor ben videoları izlerken. Neyse gideyim , biraz da şehrin dört yol kavşaklarından birinin trafik kamerası canlı yayınını falan izleyeyim. Çok sıkılıyorum.

                                                         

O kadar hareketli biriyim ki , herhalde mezar taşıma  “sizi ayakta karşılayamadığım için üzgünüm ...” yazdıracağım .

İnsan zaman zaman varoluşsal bunaltılar yaşıyor ,”napıyoruz neden geldik  ,neden gidiyoruz?” filan diye 45 paragraf girebilirim .Bunları yazarken  kendime yeni fularlar alabilirim , çerçeveli gözlükler takabilirim ama ben napıyorum dolabı açıyorum yarım kalmış limona üzülüyorum ,arada bunları düşünmeme şaşırıp  , ben her an negatifi pozitif yapan biriyim yoksa kendimi tanımıyor muyum  diye daha da bunalıma giriyorum , tavanı izliyorum; izlerdim daha doğrusu ...

İçim daralmış evin içinde dolaşıyorum , babam diyor ki "evin içinde niye manyak gibi dolaşıyorsun?. Halıda falan oturuyorum, "Mis gibi koltuk var kalksana yerden." diyor. En sonunda dışarı çıkıp hava almaya karar verdim. Hava dışarıdan bedavaya alınabilen katma değerli bir şey ezkaza “dışarıdan bir şey lazım mı?”  diyecek oldum ve evden elime tutuşturulan ince bir Dostoyevski romanı uzunluğundaki alışveriş listesiyle çıktım. Yazarı BABAM. Yakında tüm kitapçılarda rafları süsleyecek. Neyse. Benim varoluşsal bunaltılarım sonucu eve yeşil sebze ,meyve,yumuşatıcı ,sünger filan girdi , daralmalarım en azından bir işe yaradı .

Eve dönerken aldığım orduluk erzaklarla dolu poşetler parmaklarımdaki kan dolaşımını kesti, kangren olma tehlikesiyle hızlı hızlı yürürken varoluşumun sancısı tamamen geçti. teşekkürler baba. İyi ki varsın. Sıkı can iyiymiş çıkmazmış , içinizdeki sese de öyle  her zaman kulak vermeyin  ,bir durun geçmesini bekleyin  .

15 Nisan 2015 Çarşamba

Van Damme gibi oldum , öldürmeyenler güçlendirirler


Allahım beni çok mu seviyorsun  , hiç mi sevmiyorsun bilmiyorum ama bi kıl olma durumun var sanki .Nisanda hala hava soğuk, hafta sonunu Splinter Usta gibi gün ışığı görmeden evde geçirdim .Kendim gibi 3-4 tane daha kaybeden ninja bulup , onları da eğitip ortalığa yayılmayı düşünüyorum .Yalnız her gün pizza yiyemeyiz ninjalarım , bu akşam da sebze var diyince burun kıvırmayın . En sevdiğim eşofmanıma eller değmiş çamaşır suyu izi  olmuş . Saçlarım bildiğin şekil almıyor tiftikleyip dışarı çıkıp yılın modası diyebilirim ,saç yıkamamak modaymış Hollywood ünlüleri bu aralar öyle takılıyor ciddiyim .

 Geçen haftalarda hastayken  hiç bir şey yiyemediğim için  sonrasında 4 kg ‘ya yakın kilo kaybettim . Şimdi  de “ sana bir daha yemek vermeyeceğiz “ demişler gibi ne bulsam saldırıyorum ,spor salonundan aradılar “neden gelmiyorsunuz ,üyeliğinizi yenileyelim “ diye o sırada bile birşeyler yiyordum . Biri beni durdursun bile diyemiyorum hep yiyorum  istikrarla.

Bu aralar internetten alışverişe sardım , yine buraya gelip kartlarım çalındı diye ağlanmam umarım . Yani o kadar üşengeçleştim ki nerdeyse ekmeği bile internetten alacağım ve keşke öyle de yapsaydım gerçekten . Geçen altıma geçirdim eşofmanı (çamaşır susuz olanı) ,saçlarımı yukardan yumurta topuz ki içinden onu doğuran tavuk bile çıkabilirdi o kadar dağınık , pembe kalın çoraplarımın üzerine converseler , evden çıkmadan önce yüzümle oynadım, gözenek çalışması yapsalar klinik çalışmalar tamamlanırdı .Neyse gittim ekmeği aldım kolumun altına sıkıştırdım sallanarak yürüyorum  evin kapısına yaklaşınca efor gösterip koşup içeri girme planım vardı . Tam köşeyi döndüm okul zamanı uyuz olduğum bir kız vardı ,hayır bir kez görmesi yeterli tüm okulun ana haber bülteni gibi direk bölüme yayın yapacağına eminim, hatta akşama facebook sayfasında duyurmuş bile olabilir . “genç kız E.Ü son kez ekmekle görüldü ,işte bu da resmi  rüküş uğurladık ,kaderi böyleymiş” diye .

Normalde konuşmaz şıkır şıkırken “ aaa canım naber” diye bir girdi o naberler kovaladı resmen beni  . Diyecektim nerdeyse bana bir 20 dk ver şu kaşlarımı alıyım , saçımı fönlemem filan  , üst baş derken   geliyim ,konuşalım naberi ,aslında canım bir hastalık geçirdim filan ondan böyle çıktım desem marazlı diye yayar adımı ,sustum pıstım kaldım yani .

Yeşilçam kadınları gibi koştum apartmana  resmen. Bu da böyle bir anımdır bundan sonra dışarıya akşama yan komşunun kınası varmış gibi çıkmazsam  ,öyle abiye de bir şeyim yok ki ...

23 Kasım 2014 Pazar

Günaydın Günaydın Günaydın

Günaydın,  sabah yataktan çıkamayanlar


Günaydın ,otobüste  tuhaf şarkılar söyleyen insanlar


Günaydın, bu hafta  yılbaşı  ağacı süsleyecekler


Günaydın, dünya kadar işi olanlar


Günaydın, doğalgaz faturası ,telefon faturası çok gelenler


Günaydın, iştahı kesilmeyenler ,zayıflayamayanlar


Günaydın ,hayalperestler hayallerini erteyelenler


Günaydın , alışverişkolikler  avmlerden çıkamayanlar


Günaydın, bu hafta mutlu haberler bekleyenler, umut edenler


Günaydın ,ideallerinin peşinde koşanlar ya da kaybolanlar


Günaydın  ,öğretmenliği hisseden,yaşatan öğretmenler,


Günaydın , pazartesiden ,cumayı uzak görenler


Günaydın ,günaydın, günaydın ....







Pages

Bumerang - Yazarkafe